İnternetin ortaya çıkışından günümüze kadar geçen süre içinde büyük miktarda verinin
depolanmış olması, yapay zekâ alanında bir devrim yaratmıştır. Özellikle bilgisayar
donanımlarında yaşanan teknolojik gelişmeler, makine öğrenmesi olarak adlandırılan yapay
zekâ sistemlerinin geliştirilebilmesini sağlamıştır. Büyük veri ile makine öğrenmesinin
birleşmesi, birçok alanda insana nazaran üstün nitelikler sergileyebilen ve önceden yalnızca
insanlar tarafından yürütülebilen pek çok faaliyetin günümüzde yapay zekâ sistemlerine
devredilebilmesinin önünü açmıştır.
Diğer yandan, bu “yeni” tür yapay zekâ sistemlerinin “kara kutu” olarak adlandırılan bir
yönünün bulunduğu da bilinmektedir. Bu yön, yapay zekâ üreticisinin iradesi dışında ve ona
yabancı birtakım sonuçlara varabilen; öngörülemeyen kararlar alabilen ve yeni kurallar
üretebilen bir yapıyı ifade eder. Kısaca söylemek gerekirse, yapay zekâ sistemleri zaman
zaman “halüsinasyon” görebilmektedir. Uygulamada karar alma süreçlerinin yapay zekâya
bırakıldığı somut örneklerde özellikle “ayrımcılık” sorunu ortaya çıkmıştır. Kara kutu sorunu,
yapay zekâ sistemlerinin belirli bir sonuca nasıl vardığının tam anlamıyla “açıklanabilir”
olmaması nedeniyle hukuken sorun teşkil etmektedir.
Hukuk alanında gerek akademi gerekse kural koyucular ve uygulayıcılar, hukuka ve etik
ilkelere uygun hareket eden yapay zekâ sistemleri yaratılmasının yollarını aramaktadır.
Son dönemde özellikle Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü ile imzaya açılan Avrupa Konseyi
“Yapay Zekâ ve İnsan Hakları, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Hakkında Çerçeve
Sözleşmesi”, yapay zekâ sistemlerinin hukuka ve etik ilkelere uygun biçimde üretilmesi ve
işletilmesi için birtakım düzenlemeler getirmiştir.
Merkezimizin öncelikli amacı, yapay zekâ hukuku ve etiği alanındaki güncel akademik
gelişmeleri takip etmek ve bu alanda merkez bünyesinde yeni çalışmalar yürütmektir. Bu
doğrultuda ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyetlerde bulunmaktayız. Lisans ve lisansüstü
düzeydeki öğrencilerimize, yapay zekâ ile hukukun kesiştiği alanda ortaya çıkan gelişmeleri
izleyebilmeleri ve bu alana katkı sunabilmeleri için gerekli şartları hazırlamaktayız.
Şüphesiz, yakın bir gelecekte ülkemizdeki kamu kurumları ve özel kuruluşların Avrupa Birliği
standartlarına uygun yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi konusunda danışmanlık,
yönlendirme ve tavsiye gibi ihtiyaçları artacaktır. Merkezimizi bu hizmetleri de sunabilecek
kapasiteye ulaştırmak için çalışmalara başlamış bulunuyoruz.
Kendi alanında, yapay zekâ konusunda uzman ve çalışkan bir kadroyla çıktığımız bu yolda
üniversitemiz ve ülkemiz için önemli hizmetlerde bulunacağımıza eminim.
Prof. Dr. Ahmet Yayla.