BAU AHŞAP YAPI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERK. YÖN. DR. DEMET SÜRÜCÜ: “YENILIKÇI TEKNOLOJILERLE ÜRETILEN YAPISAL AHŞAP BÜYÜK BIR DÖNÜŞÜM BAŞLATTI”
Ülkede “ahşap yapı” denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Bahçeşehir Üniversitesi, Ahşap Yapı Uygulama & Araştırma Merkezi Kurucusu ve Yöneticisi Dr. Demet Sürücü ile ahşabı, teknik avantajlarını, tasarımcıya sunduğu imkanları, çevresel katkılarını, ahşapla inşa edilmiş dünyadaki önemli örnekleri, ahşabın yangın ve depremle olan ilişkisini, ülkenin potansiyelini, ahşap uygulamalarının ayrıntılarını ve söz konusu alandaki teknolojik gelişmeleri konuştuk. Sürdürülebilir ve karbon salımı yönünden avantajlı olan ahşabın, son yıllarda yapı sektörünün en dikkat çeken malzemesi haline geldiğini vurgulayan Sürücü, “Mimarlar tarafından sıklıkla tercih edilen bir malzeme oldu. Ahşabın zaten geniş olan olanakları, geliştirilen yöntemler sayesinde daha da arttı. Hafifliği ve yüksek taşıma gücüyle deprem bölgeleri için de ideal bir mühendislik malzemesi” diyor ve uyarıyor “Yararları, avantajları saymakla bitmeyecek ahşap, aynı zamanda geniş bir bilgi birikimi ve uzmanlık da gerektiriyor.”
Şantiye®: Öncelikle siz ve Bahçeşehir Üniversitesi Ahşap Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi’yle ilgili kısa bir bilgi alabilir miyiz?
Dr. Demet Sürücü: İstanbul Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği bölümü mezunuyum. Aynı okulda yüksek lisansımı ve doktoramı tamamladım. Ahşap yapı restorasyonu ve yeniden yapımında çalışan ilk orman endüstri mühendisi olduğumu söyleyebilirim... Ahşap yapı malzemeleri, ahşap ev üretimi, ahşap yapı restorasyonu ve onarımı konusunda çalışmalarımı özel sektörde sürdürürken 2008’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi KUDEB, Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü Ahşap Eğitim Atölyesi’ni kurdum. 2021’e kadar İstanbul’un UNESCO Dünya Miras Alanlarından Zeyrek ve Süleymaniye’de, yüz elliyi aşkın ahşap yapının onarım ve restorasyonunu yürüttüm. Ahşap yapıların korunması, doğru tekniklerle onarılması ve restorasyonu konusunda önemli bir eksiklik olan uygulamalı eğitim- örnek uygulamalar için Geleneksel Ahşap Yapılarda Koruma ve Onarım Eğitim Programı’nı hazırladım ve mimar-mühendis-tekniker-restoratör-usta ve kalfalara farklı içeriklerde ve sürelerde uygulamalı–teorik eğitimler verdim. Bugün bu eğitimleri katılan usta, kalfaların yaptığı restorasyon uygulamaları oldukça başarılı. Ayrıca eğitimlere katılan mimar-mühendisler de ahşaba dair güzel çalışmalar yürütüyorlar. Hala birçoğuyla iletişimimiz sürüyor... İstanbul’da ulusal ve uluslararası pek çok uzmanın bildirileri ile katılım sağladığı ahşap mimari mirasın korunmasında önemli bir farkındalık ve katkı sağladığını bugün daha net anladığım, Ahşap Yapılarda Koruma ve Onarım Sempozyumu’nu yedi kez düzenledim ve bildiri kitaplarının editörlüğünü yürüttüm. İstanbul ve Anadolu’da çok sayıda sivil mimarlık örneği ve endüstri mirası yapıların da olduğu özellikle 19. yüzyıla tarihlenen Zeytinburnu Fişekhane, Tersane İstanbul, Kocaeli Portakal Hafız Konağı, Sarıyer Kocataş Yalısı yapıların restorasyonlarında ahşap yapı danışmanlığı yaptım. 2021 Ağustos gibi Bahçeşehir Üniversitesi’nde çalışmaya başladım.
Ahşaba dair çalışmalarımızı bir kurumsal yapı içerisinde daha etkin kılabilmek için bir uygulama ve araştırma merkezi kurma çalışmalarını başlattık. Bahçeşehir Üniversitesi; Ahşap Yapı Uygulama Araştırma Merkezi, 18 Eylül 2024 tarihinde kuruluş yönetmeliğimizin Resmi Gazete’de yayınlanması ile alanında ilk ve tek olan bir merkez olarak, YÖK onayı ile kurulmuş oldu. Ahşapla yapı inşa edilmesine dair çok geniş bir amacımız var. Tüm paydaşların birlikte üretmek adına buluşacağı, bilimsel ve uygulamalı çalışmaların yapılmasının hedeflendiği bir noktayız. Ahşapla inşa edebilmede temel başlangıç sürdürülebilir orman yönetimi; bu sebeple sürdürülebilir orman yönetim planları ile yönetilen ormanlardan elde edilen ahşap ile yaşanabilir şehirler inşa etmek için bu şehirleri tasarlayacak mimar ve mühendislerin ahşap ve ahşap yapı inşasına ait bilimsel, teorik bilgiye erişmelerini kolaylaştırmak, uygulama çalışmalarına dair paylaşımları artırmayı amaçlayan bir kurumuz.
Ahşaba dair bazı yanlış bilgiler, ön yargılar henüz aşılmış değil. Yirmi beş senedir her platformda konuşmama, anlatmama ve pek çok sektör paydaşının katkılarına rağmen henüz tam olarak aşılamadı. Sanayi, üretici, mimar, mühendis, yerel yönetim ve sivil toplumda farkındalık yaratmak, yapılı çevrenin karbondan arındırılmasına katkı sağlayacak tasarımların ön plana çıkmasını, uygulanabilirliğini artırmayı amaçlıyoruz. Ahşap yapı tasarımı, inşası alanında çalışan mimar, mühendis, kamu-kurum ve kuruluşları ve bu alanda eğitim verilen ilgili bölümlerin ahşap ile tasarlama, bilgi ve becerilerin geliştirilmesi, ilgili danışmanlıkların yapılması, ortak bilimsel proje ve paydaşlıkların gerçekleşmesi de hedeflerimiz arasında.
Belki de ahşapla inşa ederken neden daha hızlı ve çabuk bir döngüye geçmemiz gerektiğini bize hatırlatan bir husus da deprem ülkesi olma gerçeğimiz. Deprem ülkesiyiz ve bu konuda maalesef tekrarlanan acı tecrübelere sahibiz. Dolayısıyla depreme dayanıklı yapı inşa etmenin içerisinde ahşabın da önemli bir alternatif olduğunu hatırlatmaya çalışıyoruz. Deprem ülkesi olma gerçeği ve sürdürülebilir şehirler inşa etmek alanında yürütülecek çalışmalarda kamu-özel ve yerel iş birlikleri, danışmanlıklar yürütme ve yaşam boyu öğrenme süreçlerine destekte bulunuyoruz.
Bahçeşehir Üniversitesi çatısı altında özellikle Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile birlikte uyum içerisinde çalışıyoruz. Lisans ve lisansüstü eğitimlerine devam eden genç tasarımcıların ahşapla tasarlaması için gerekli tüm desteği veriyor. Çeşitli yarışmalar, sektörel birliktelikler, ulusal ve uluslararası buluşmalar, yerinde teknik inceleme gezileri düzenliyoruz. Amaç, ahşabı anlatmak ve daha iyi tasarlamasına, inşa edilmesine katkı sağlamak. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve BAU’nun diğer araştırma uygulama merkezleri ve paydaşları ile de iletişimimiz devam ediyor.
Şantiye®: Ahşabın yapılarda kullanımını biraz tarihsel perspektiften ele alıp özetleyebilir misiniz; yapılarda ne zamandır kullanılıyor, nerelerde tercih ediliyor, hangi işlevleri yerine getiriyor?..
Dr. Demet Sürücü: Ahşap, insanlık tarihinin en eski yapı malzemelerinden biri. Hatta insanoğlunun temel yapı malzemesi bile denilebilir. Yani insanın beşiği de ahşap; mezarı da... Organik ve insanın doğasına çok uygun bir malzeme. Bir çalışmamda da daha önce bahsetmiştim, arkeolojik kazılar dünya tarihini değiştirirken ahşabın tarihini de değiştiriyor. Zambia’da Kolomba Şelalesi yakınlarında bulunan ahşap yapı, Homo Sapiens’ten önceye, 476 bin yıl öncesine bizi götürüyor. Çok sayıda örnek var. Anadolu coğrafyasında milattan önce 800’lerde ahşap kral mezarlarıyla karşılaşılıyor. Bugün bilimsel çalışmalar sadece modern ahşabı bize anlatmıyor; aslında geçmişimizde ahşabı ne kadar doğru kullandığımızı gösteriyor. Bu sebeple “ahşabın ömrü kaç yıldır?” diye soranlara verecek oldukça ikna edici, bilimsel ve tecrübelerimize dayalı çok cevap var.
Dolayısıyla sadece 100 yıllık yapılar değil, çok öncesinde de gerek bu coğrafyada gerekse dünyanın farklı coğrafyalarında ahşap sıkça kullanılmış. Sürdürülebilir olması da çok önemli. Özellikle pandemiden sonra önemi daha da arttı. Tabii bütün bu süreçte o tarihsel birikimi bilimin yardımıyla fark etmek ve anlatmak gerekiyor. Yani biri size ahşanın iyi olduğu anlatılabilir ama ikna olmayabilirsiniz. Fakat milattan öncesine ait bir arkeolojik kazıda ya da bir restorasyon şantiyesinde, bir sarayın temellerinde ahşabın bozulmamış olduğuna şahit olunursa bu ikna edici olur. Yani bilimsel araştırma sonuçları çok önemli.
Merkezimizin de hedeflerinden biri de ahşaba dair malzemenin üstünlükleri sebebi ile oluşan gerçekleri tasarımcılara, karar vericilere anlatabilmek. Bu sebeple aslında hayat boyu öğrenme merkezi de denebilir mimar-mühendisler için bu merkeze. Bunu uluslararası toplantılarla, sohbetlerle, etkinlikler, konferanslarla yapmaya çalışıyoruz. Hepimizin geçmişinde ahşap var.
Eğitimlerde verdiğim örneklerden biri; 2024 yılında Kyoto Üniversitesi ve benim de çalışmalarını Japonya’da görme fırsatı bulduğum, Japonya’nın önemli ahşap firması Sumitomo Forestry tarafından uzaya gönderilen LignoSat adındaki ahşap uydu. Uzaydaki aşırı sıcaklık, aşırı soğuk değişimlerine dayanıklılığı ile öne çıkan, Japon “honoki” cinsi bir ahşaptan üretilmiş. Aslında bu örnek bile ahşap adına çok şeyi ifade ediyor. Dolayısıyla ahşap uzayda da başlayacak yaşamın merkezinde yer alıyor. Bugün havacılık ve savunma sanayinde de ahşap kullanılıyor. Pek çok alanda var ahşap ve ahşaptan birçok şey üretilebiliyor. Saydam hale bile getirilebiliyor. Sadece barınak inşasında kullanılan bir malzeme olarak düşünmemek lazım.
Ahşap, hafifliği ve yüksek taşıma gücüyle deprem bölgeleri için ideal bir mühendislik malzemesi. Temelden çatıya; taşıyıcı eleman, cephe, doğrama ve döşeme gibi yapının her yerinde kullanılabilir. Bu malzeme ile çok katlı veya geniş açıklıklı yapılar inşa etmek mümkün. Ancak ahşap organik bir malzeme ve sabit özelliklere sahip değil. Binlerce farklı çeşidi bulunduğu için başarı, kullanım yerine uygun doğru ahşap türünün seçilmesine bağlı. Ahşabın toprakla teması, güneş ışığına maruz kalması veya çalışma yönü gibi kriterler seçimde belirleyici oluyor.
Günümüzde yenilikçi teknolojilerle üretilen yapısal ahşap, inşaat sektöründe büyük bir dönüşüm başlattı. Ahşap konut inşası ABD’de, Kanada’da zaten yüksek rakamlardaydı ama artık Avrupa’da da yeni konutların ahşapla inşası giderek artıyor. Örneğin İsveç, Wood City adında on yıllık bir proje başlattı; geçen sene İsveç’te bu projenin ilk örneklerini görme şansım olmuştu. 250 bin metrekarelik bir alanda proje tamamlandığında 2000 konut, 7000 ofis alanı, dükkanlar, restoranlar ve kamusal alan inşa edilmiş olacak. Merkez olarak Kasım 2025’te İsveç İstanbul Başkonsolosu Karin Hernmarck’ı Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüs’te öğrenci ve akademisyenlerimizle buluşturduk. Karin Hernmarck’ın verdiği özel dersin konusu İnovasyon ve Başarı’nın ana başlığı ahşapla inşa etmekti. Sweden Woodcity projesini ve ahşaba dair yenilikçi yaklaşımlardan bahsetti. Ahşabın değişimi-dönüşümü ve yeniden bugün ve yarınlarımızı inşa etmesi kaçınılmaz. Bu sebeple merkezimiz bu değişimin de merkezi.
Türkiye’de de konutlarda ahşapla inşa etmenin sayısı her geçen gün artacak... Kayıtsız kalmamak ve ahşap-ahşap, ahşap-çelik, ahşap-betonarme çözümler için Merkez tüm paydaşlara her zaman desteğe hazır.
Şantiye®: Ahşabın avantajları neler? Tasarımcıya, kullanıcıya, uygulamacıya, çevreye ne katıyor, ne sağlıyor?..
Dr. Demet Sürücü: Ahşabın yapıda kullanımının avantajları çok fazla. Özellikle pandemiden sonra dünya karbondioksit salımının ve iklim değişikliğinin tehlikesini biraz daha idrak etmeye başladı. Bu kapsamda yapılı çevrenin karbon salımını düşürmesi gerektiği daha fazla fark edildi. Binalar inşa edildikçe ve karbon hassasiyeti olmayan yapı malzemelerinin kullanımı arttıkça bu işin içinden çıkılamayacağı görüldü. Sürdürülebilir ve karbon salımı yönünden avantajlı olan ahşap da bu süreçte en dikkat çeken alternatif oldu. En güçlü örneğim; 1 m³ ahşabın yaklaşık olarak 1 ton karbondioksiti içinde hapsediyor olması. Ağaç, fotosentezle büyüyor ve içerisine karbon depoluyor. Özellikle Avrupa’da bu farkındalık çok arttı. Bütün uluslararası deklarasyonlarda, iklim zirvelerinde organik ve sürdürülebilir bir malzeme olan ahşaba vurgu yapılıyor. Yapı endüstrisinde karbondioksit salımını azaltmak için ahşap yapı malzemelerine yönelinmesi konusunda çalışmalar yoğunlaşıyor. Tabii bu yapılırken de sürdürülebilir ormancılık politikalarına dikkat ediliyor.
Ahşabın en büyük avantajı, kaynağı yenilenebilir tek yapı malzemesi olması. Kaynağı yenilenebilir bir malzeme dikilir, endüstriyel olarak plantasyon ormanlarında yetiştirilir ve kullanılır. Ahşap, doğası gereği sürdürülebilir devamlılığı olan bir malzeme. Son yılların önemli kavramları “yeniden kullanım” ve “geri dönüşüm” için de en uygun malzeme ahşap. Bugün artık sadece tek katlı, alçak katlı yapılar değil, geliştirilen yöntemlerle, mesela endüstri atıklarının da değerlendirildiği çapraz lamine ahşap ile çok katlı yapılar-ahşap gökdelenler inşa edilebiliyor.
Dünya artık tüm malzemelerin yaşam döngüsüne ve sürdürülebilirliğe önem veriyor ve burada da ahşap öne çıkıyor. Ahşap fabrikalarında hiç atık da yoktur mesela. Ahşap endüstrisi sıfır atık prensibiyle çalışır, hiçbir şey çöpe gitmez, bu altın kuraldır. Atıklarınızdan levhalar, peletler gibi birçok ürün üretirsiniz. Yeni bir malzeme üretmediğiniz ahşap tozunuzu fabrikanızda enerji üretmek için yakıt olarak kullanırsınız. Ben yıllarca yaptığım ahşap yapı restorasyonlarında gördüm ki aslında 19. yüzyılda İstanbul’da sıradan bir ahşap yapı bile sıfır atık prensibiyle inşa edilmiş. Yapının ana taşıyıcıları ahşabın daha nitelikli, dayanıklı taraflarından kesilmiş, biçilmiş, kalan kerestelerden de bağdadi çıtalı duvarı inşa edilmiş. Tavanda ahşap kullanmış ama tavanda boyama, bezeme yapılacaksa reçinesi az olan bir ağaç cinsi tercih edilmiş ve daha birçok bilgi var. Endüstrinin kendi içerisinde bütün atıklarını değerlendiriyor olması, iklim kriziyle mücadelede ahşabın gücü ve yeni teknolojilerle yüksek katlı binalar yapabilme olanakları ahşabı günün en önemli yapısal alternatifi yapıyor.
Ahşapla yüksek yapı inşa etmek de sıradanlaştı ve kolaylaştı. İddialı yüksek binalar yapıldıkça, inşa edildikçe Kanada, Norveç, İsveç, Avusturya ve Amerika gibi ülkelerin mevzuatı, yapı kodları değişti. Genelde de dikkat çekmek için oldukça farklı tasarımlara ve mühendislik uygulamalarına sahip olan bu ahşap yapılar turistik rotalarında da önemli unsurlarından biri oluyor. İsveç’te dünyanın en yüksek katlı ahşap yapılarından biri olan (80 m yüksekliğinde) Sara Culture Center ziyareti öncesi, küçük bir kuzey şehri olan Skelleftea şehrine giriş yaptığımda, girdiğim küçük otelde bu yapının yapı malzemesi olan üzerinde SARA yazan çapraz lamine ahşaptan bir küp, otel resepsiyonunun karşılama masasındaydı. Bir küçük şehir, bir mühendislik harikası ahşap yapıya ev sahipliği yaparak daha çok ziyaret edilen bir nokta haline gelmişti. Bence bu yerinde inceleme gezisi benim için sadece bir mühendislik ziyareti değildi. Şehirleri görünür kılmanın başka adıydı burada ahşap. Ahşap sektörü mühendislik, matematik ve maliyetle ilgili konularda diğer yapı malzemesi alternatifleriyle bir yarış halinde, kendini mühendislik malzemesi olarak çok katlı yapılarda da gösterme çabasında.
Ahşap, kullanıcı açısından da çok avantajı olan bir yapısal malzeme. Mesela ahşap yapılarda yaşayan insanlar kendilerini daha mutlu ve sağlıklı hissediyorlar. Psikolojik bir katkısı olduğu aşikar. Sağlıklı olduğu konusunda da birçok akademik araştırma sonucuna sahibiz. Çünkü ahşap, insan gibi organik. Bilimsel araştırmalar odaklanmaya da katkısı olduğunu ortaya koyuyor. Bir araştırmaya göre ahşap okullarda okuyan öğrencilerin odaklanmalarının daha hızlı olduğu tespit edilmiş.
Mimari tasarım açısından da avantajlı olan ahşap, mimarlar tarafından da gün geçtikçe tercih edilen bir malzeme oluyor. Çünkü zaten geniş olan ahşabın olanakları, geliştirilen yöntemler sayesinde daha artıyor. Mesela çok daha geniş açıklıklar geçilebiliyor. Cephede ve akustik ihtiyacı olan salonlarda kullanımının da gelişen teknolojiyle çok daha arttığını gözlemleyebiliyoruz. Dünyanın en iyi opera salonlarında ağırlıklı ahşap kullanılıyor. Ama burada önemli olan tabii kullanım yeri isteklerine göre ahşabın seçilmesi. Tasarım ne istiyor, mimarın aklında ne var, çok geniş açıklıklı bir alışveriş merkezi mi yapılmak isteniyor, bunun aynı zamanda estetik olması mı lazım, bu soruların cevapları önemli. Mesela bir sporcunun, bir voleybol, bir basketbol oyuncusunun düştüğü zemin de ahşap. Dolayısıyla ahşap hem kullanıcı için günlük hayatını kolaylaştıran bir unsur hem de mimar için tasarımını daha değerli hale getiren bir araç, yapısal bir çözüm oluyor. Mimarlar aslında ahşabın avantajlarının farkındalar, kendilerine sınırsız imkanlar tanıdığının bilincindeler ama az tanıdıklarından kısmen ürktüklerini de söyleyebilirim. Çünkü yararları, avantajları saymakla bitmeyecek ahşap, aynı zamanda geniş bir bilgi birikimi ve uzmanlık da gerektiriyor.
Şantiye®: Peki ahşap uygulamaları ve uzman uygulayıcı, usta bulma konusunda, uygulamaların niteliği hakkındaki yorumlarınız neler olur?
Dr. Demet Sürücü: Ahşap kullanımını “çağdaş tasarımlarla yeniden yapım”; “restorasyon, onarım”, yani eski eserlerde kullanılan ahşaplar ve “peyzaj” endüstrisinde kullanımı olarak üçe ayırmak ve değerlendirmek gerek. Bu üç sektörün de farklı niteliklerde ahşap inşa eden insanlara ihtiyacı var. Pencere doğraması yapanın ahşap yapı inşa edebileceğini düşünmemek lazım. Bizdeki en büyük hata bu. Masif ahşabı işleyen her kişinin pencere doğraması üretmesine beklememek lazım. Her makinenin de her üretimi gerçekleştirmeyeceğini bilmek gerek. Çağdaş ahşapla inşa ederken kullanacağınız makineler ile geleneksel, emek yoğun bir işin kullanacağınız makineler ve teknikler arasında benzerlikler olsa da farklılıklar da vardır. Mimar ve mühendisler ahşap ustası bulamadıklarını dile getiriyor olabilirler ama öncelikle hangi ahşap yapı için ahşap ustası bulmaları gerektiğini kendilerine sormaları gerekiyor. Eğer çağdaş bir ahşap yapı inşa edeceklerse zaten çok fazla ustalığa ihtiyaçları yok. Çünkü çağdaş tasarımlar, beraberinde bilgisayar destekli tasarımlarla bunları bilgisayar destekli fabrikalara aktarıyorlar ve ahşap, fabrika ortamında istenen ebatlarda kesilir, biçilir, boşlukları açılır, hangi vidalarla, hangi bağlantı plakalarıyla inşa edileceği öncesinde belirlenir. Yani bu kapsamda “ahşap ustası yok” sözü pek kabul edilemez.
Ahşap, akıllı bir malzeme, teknoloji ile tasarımlarımızı kısa sürede inşa edebilmek sizin elinizde. Yani bir çatı makasını alıp bir yapının üzerine koymak için benim çok sayıda ahşap ustasına ihtiyacım yok. Bir mimarın ahşap bilgisine ihtiyacı var, yenilikçi sistemlere sahip üretime, onu kesmeyi bilen operatöre ihtiyacı var. Bahçeşehir Üniversitesi Ahşap Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi, ahşap ustalarınıza yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler de düzenliyor. İstenilen konuya özel eğitim içerikleri ile ahşap ustalarınızı daha iyi uzmanlar haline getirmek için çabalıyor.
Şantiye®: Peki malzeme ve çeşidi, kalitesi, temini açısından durum nedir ve ülkenin potansiyeli hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dr. Demet Sürücü: Bugün en önemli ihtiyaç, endüstriyel ahşap üretiminin daha verimli hâle gelmesidir. Daha az atık üreten, ahşabı doğru kurutan ve sınıflandıran, modern teknolojilerle çalışan üretim tesisleri hem kaliteyi artıracak hem de kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayacaktır.
Türkiye, yapı sektörünün ihtiyaçlarını büyük ölçüde kendi ormanlarından karşılayabilmektedir. Gerektiğinde ise ülkemizde yetişmeyen veya farklı özellikler taşıyan ahşap cinsleri yurtdışından temin edilmektedir. Bu, uluslararası ticaretin ve sürdürülebilir kaynak yönetiminin doğal bir parçasıdır.
Ahşap kullanımının ormanları tükettiği yönündeki algı ise doğru değildir. Sürdürülebilir ormancılıkta kesilen edilen ağaçların yerine yenileri yetiştirilir ve orman varlığı planlı biçimde yönetilir. Orman Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü sertifikalandırma sistemi de ormanların ve üretim süreçlerinin izlenmesini sağlayarak bu anlayışı desteklemektedir.
Bunun yanında Orman Genel Müdürlüğü, üreticiler, mimarlar, müteahhitler ve diğer sektör paydaşları arasında güçlü bir iş birliği kurulması büyük önem taşımaktadır. Merkezimizin temel hedeflerinden biri de bu iletişimi sağlayan ve sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren ortak bir platform olmaktır.
Şantiye®: Ahşabın yangın ve depremle olan ilişkisi nedir?..
Dr. Demet Sürücü: Bir an “ahşap ve yangını unutunuz, demek ki daha önce çok anlatmışız ve başarılı olmuşuz” diye düşünmüştüm... Ahşabın yangın ile ilişkisi en çok merak edilen ve kaygı duyulan konulardan biri... Bütün malzemelerde olduğu gibi ahşap da tabii ki yanar. Bütün yapı malzemeleri yanar; betonarme, çelik, ahşap hepsi yanar. Ama yapısal olarak ahşabın yanmaya karşı bir avantajı var, “kömürleşme etkisi”. Mesela maden direkleri ahşaptır, çünkü ahşap yanmaya başladığında üzerinde bir kömür tabakası oluşturur. O tabaka yanmaya devam ederken, ahşabın içerisine doğru girerken insanların yapıdan ayrılabilmesine olanak tanıyan bir süre geçer. Bu kaçış süresi de çok kısa değildir. Elbette ki ahşabın kesiti de çok önemlidir. Yani 5’e 5 cm’lik bir ahşapla 20’ye 20 cm bir ahşabın yanması arasında tabii ki ciddi bir süre farkı vardır. Dolayısıyla ahşap yapı, çelik gibi daha düşük sıcaklıklarda erimediğinden taşıma kapasitesini uzunca bir süre daha sürdürür. Yapının boşaltılmasına, insanların yapıdan uzaklaşması için gerekli süreyi sağlar. Tasarım ve yangın mühendisliği, malzeme bilgisi ahşap ve yangın konusunda birlikte çalışır. Kesit kalınlığı artırılabilir ve yangın mühendisliği desteği ile tüm sorunlar çözülebilir. Kaçış yolları tasarlanabilir, kaçış süreleri uzatılabilir. Tabii ki birçok da olumsuz durum yaşanmıştır fakat tüm olaylarda sorun ahşap değil, mühendislik ve tasarım kaynaklıdır. Olası sorunlar yapı tasarlanırken multidisipliner çalışmalar ve aktif-pasif koruma yöntemleriyle çözülür.
Ahşap diğer taraftan bildiğiniz üzere ağırlığına oranla taşıma gücü yüksek bir malzeme, depreme karşı önemli bir avantaj. Ahşap sismik enerjiyi sönümleyerek yapının bütünlüğünü korur, esnek yapısı depremde ayrı bir avantajıdır. Son zamanların en önemli yapısal dirençlilik (resilince) ahşabın doğal yapısının bir çıktısı. Doğal olarak dirençliliği var deprem yüklerine karşı. Bu müthiş, olağanüstü bir yapı malzemesi olduğunun sadece bir örneği.
Şantiye®: Ahşap Binaların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliği ile alakalı bir öneriniz, eleştiriniz olur mu?
Dr. Demet Sürücü: Yönetim kurulu üyesi olduğum Ulusal Ahşap Birliği’nin de önemli katkıları ile Türkiye’de ahşap yapıların standartlarını belirleyen Ahşap Binaların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmeliği; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Mart 2024’te Resmi Gazete’de yayımlandı ve Ocak 2025’ten beri yürürlükte. Çok önemli bir başlangıç ama kat yüksekliği konusunda revizeler gerekiyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ahşap Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak görüşlerimizi hem UAB ile hem de ilgili diğer kurumlar ile zaman zaman paylaşıyoruz. Gerekli düzenlemelerin hazırlıkların, yönetmeliği hazırlayan ekip tarafından yürütüldüğünü biliyorum.
Şantiye®: Son bir notunuz var mı?
Dr. Demet Sürücü: Merkezimiz; afetlere karşı dirençli, ekolojik ayak izi düşük, insan odaklı ve yaşanılabilir şehirlerin inşasında ahşabın önemli bir mühendislik ve tasarım malzemesi olduğunu uygulamalı ve bilimsel çalışmalarla, özel eğitimlerle, ortak projelerle anlatmaya devam ediyor. Birlikte üretmenin gücüne de inanarak, sektörel paydaşlarımızla ortak çalışmalar yapmaya devam ediyoruz.


EN