Kilit Ülke Azerbaycan: ABD’nin 99 Yıllık Koridor Planı
BAU TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Çağla Gül Yesevi, Kilit Ülke Azerbaycan adlı Youtube programında, bağlantısallık üzerine soruları yanıtladı. Beş farklı dil, 14 alt yazı seçeneğiyle yayınlanan programda, Ortadoğu'da yoğunlaşan gerilimlerin Kafkasya ve Türkistan coğrafyasındaki yansımaları, küresel jeopolitik düzenin yeniden yapılandığı bir konjonktürün habercisi niteliğindedir. İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ekseninde derinleşen kriz dinamikleri, bölge devletlerinin stratejik konumlanmalarını uluslararası sistemin geleceği açısından belirleyici bir değişken haline getirmektedir. Bu bağlamda, Karabağ Zaferi'nin ardından askeri kapasitesini ve diplomatik nüfuzunu tahkim eden Azerbaycan, bölgesel güç dengelerinin şekillenmesinde başat aktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Küresel ticaretin ana arterlerini oluşturan ulaşım koridorları üzerinde ise tarihsel derinliği olan bir jeoekonomik rekabetin yeniden canlandığı gözlemlenmektedir. Zengezur Koridoru'nun inşa süreci ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgeye yönelik 99 yıllık imtiyaza dayalı nüfuz stratejisi, Orta Koridor'un stratejik değerini katlanarak artırmaktadır. Değişen küresel güç dağılımıyla birlikte, Doğu ile Batı arasındaki ticaret güzergâhları uluslararası politik ekonominin merkezi tartışma alanlarından biri haline gelmiştir.
Hürmüz Boğazı'na ilişkin süregelen belirsizlikler karşısında Türkistan coğrafyasının enerji potansiyeli, arz güvenliği açısından alternatif bir güzergâh olarak değerlendirilmekte; buna paralel olarak küresel enerji piyasalarında ivme kazanan dolarsızlaştırma eğilimleri dikkat çekmektedir. Bölgedeki bu hareketlilik, dünya enerji ticaretinde rezerv para birimine bağımlılığı azaltmaya dönük yapısal adımlara zemin hazırlamaktadır. Ticari mübadelelerde ve enerji transferlerinde yerel para birimlerinin tercih edilmesi, mevcut uluslararası finansal mimariye yönelik sistemik bir meydan okuma olarak okunabilir. Eş zamanlı olarak yükselen küresel güvenlik tehditleri ise bölge devletlerini savunma harcamalarını artırmaya ve ikili askeri ittifak ilişkilerini derinleştirmeye sevk etmekte; böylece bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden tanımlandığı bir sürece işaret etmektedir.
EN