İstanbul’da hayata geçirilen “Pavilion of the Moment – İstanbul” enstalasyonu, çağdaş mimarlıkta geçicilik ve kamusal mekân ilişkisini sorgulayan deneysel bir proje olarak tasarlanmıştır. Proje, Waugh Thistleton Architects tarafından geliştirilmiş olup, Global Design Forum İstanbul kapsamında Topkapı Sarayı bahçesinde, Aya İrini Kilisesi’nin önünde 14 Mayıs 2026 itibari ile ziyaretçilerin açılmıştır. Ulusal Ahşap Birliği ile Türkiye Orman Ürünleri Saanyicileri ve İşadamları Derneği (TORİD) üyelerinin katkılarıyla hayata geçirilen yapının inşa sürecine BAU Ahşap Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi de destek vermiştir.
Yapı, Türkiye’de yetişen çam ağacından üretilmiş standart profilli ahşap kalaslardan oluşmaktadır. Bu kalaslar, basit bir kafes düzeninde bir araya getirilerek, güneş ışığı ve gölgelerin hareketiyle sürekli değişen geçirgen nitelikte dört adet 6 x 6 metre boyutlarında duvar oluşturmuştur.
İkişerli şekilde birleştirilmiş ince ahşap elemanlar yatay doğrultuda uzanırken, daha kalın ahşap elemanlar bunların üzerine dikey olarak yerleştirilmiştir. Her cephede, dikey konumdaki tahtalar dışa doğru yelpaze şeklinde açılarak küpün merkezinden dışarı doğru yayılıyormuş izlenimi yaratmaktadır. Bu düzenleme, yapının adeta parçalarına ayrılma ya da çözülme sürecindeymiş gibi algılanmasını sağlamaktadır.
Waugh Thistleton Architects’in kurucu ortağı Andrew Waugh, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanmıştır:
“Plan düzleminde merkezden dışarıya doğru ışınsal biçimde yayılan üst üste dizilmiş ahşap yapı, sade ve tekrarlayan bir düzene sahiptir; aynı zamanda özenli ve okunabilir bir karakter sunar. Açıklıklardan içeri baktığınızda ise dış dünyanın hareketi ve anlık olarak değişen gölgeler son derece etkileyici bir görüntü oluşturur.”
Dikey ahşap kalasların uçları, 18. yüzyılda geliştirilen ve “Turkey Red” (Türk Kırmızısı) olarak bilinen boyama tekniğine gönderme yapmak amacıyla oker tonlarında renklendirilmiştir. Bu tercih aynı zamanda Türkiye’nin kırmızı ve kızıl tonlarıyla özdeşleşen kültürel mirasına da atıfta bulunmaktadır.
Ahşap yapı sistemleri ve sürdürülebilir malzeme kullanımı üzerine kurgulanan pavyon, hafif ve modüler strüktürü sayesinde sökülüp yeniden kurulabilen bir yaklaşım benimsemektedir. Bu yönüyle proje, düşük karbonlu mimari ve döngüsel yapı üretimi prensiplerini ön plana çıkarmaktadır.
Pavilion of the Moment, Topkapı Sarayı kompleksinde gerçekleştirilen ilk çağdaş mimari yerleştirme olma özelliğini taşımaktadır. Yapıyı çevreleyen anıtsal ve tarihî mimariyle bilinçli bir karşıtlık oluşturacak şekilde tasarlanan bu yapı, geçici ve taşınabilir karakteriyle dikkat çekmektedir.
Tarihî alandaki zaman kısıtlamaları ve erişim sınırlamaları nedeniyle mimarlar, kısa sürede üretilebilecek, minimum ekipmanla monte edilebilecek ve hızlı bir şekilde kurulabilecek bir tasarım yaklaşımını tercih etmiştir.


